Mısır Kharenası

MISIR KHARENASI İNSANİ GÖRÜNÜMDEKİ MAKRO TANRILARIN DOĞRUMLANDIĞI DÖNEM…

Mısır Kharenası dönemi, boyutlar ötesi boyutların ve boyutları oluşturan Tanrıların ve tanrı üstü tanrıların makro kıymetteki tanrı evladi potansiyellerinin doğrumlandığı dönem… Hepsi de saf saf yerleştiler onlar için özel olarak tanzim edilmiş olan eğitim mabetlerine. Kadiri Mutlak ve Hakimi Mutlak adına kadiriyetlerini ve hakimiyetlerini kendi kendilerine tesis etmeyi deneyimlediler.

Kharenalarını yaşayan her bir evladi potansiyel ilahi hiyerarşideki yerlerini almaya hak kazandı. Kharena; Bilincin çekirdek dünya da ka ve ha eforlarına bağlı olarak şoklayıcı ve dengeleyici etkinlikleriyle bilincinin merkezlerinden gerekli olan teknolojik tedrisatlamaları çekirdek dünya’nın daha sonraki dönemlerine taban oluşturacak şekilde gerçekleştirmelerini sağlayan özel bir aktivasyon plan programı…Bu program öyle bir program ki Çekirdek dünya’nın seyir programını etkileyebilecek kıymettedir. Mısır Kharenasına dayalı olarak özel eğitimden geçirilen makro kıymetteki tanrısal evladi potansiyeller buradan da çekirdek dünyadaki bütün koordinatlara dağılıp mabetlerde öğretilen ve insiye ettirilen her bir imkanı kullanmak suretiyle sergileyip yaydılar

A-MON ve A-TON kültleri hep birlikte efor sarf ettiler. A-MON kültünün fonksiyonerleri A-TON kültünün fonksiyonerleri ile Öz’den kardeştiler. Hep müşterek programın icapları doğrultusunda birlikte efor gösterdiler.A-MON kültünün fonksiyonları A-TON kültünün fonksiyonları olmadan tamamlanamaz.

A-TON kültünün fonksiyonları A-MON kültünün fonksiyonları olmaz. A-MON kültünün tatbikatçıları Mutlak Yokluğun Bilinç kıymetlerini işleme bilgisiyle donatılmıştı. A-TON ise Mutlak Yokluğun imkanlarına ait kıymetleri işleme bilgisiyle donatılmıştı. Mutlak Yokluk el’an akışa geçirdiği bilinç kıymetlerine uygun olarak imkanlarını da akışa geçiren sonsuz sınırsız tek kaynaktır. Bilinç İmkanlar ile varlığını sürdürebilirken, İmkanlar bilincin eforu sayesinde işlenmeden nasıl değer kazanır. Bunun farkındalığını yaşaması gereken her iki kültün tatbikatçıları hortlatmıştı bir kere SETİH taraflarını. Setih girmişti gönüllerine puslanmaya başlamıştı HORUS’tan bakan yanları.

Kadim dönemin kadim baş tatbikatçıları vermeleri gereken teslimatları kusursuzca teslim edilmesi gereken yere teslim etti. Teslim edilen emanetlere hiyanet diğer teslim odaklarına intikal ettirildiği sırada gerçekleşti. Teslim edilen odağın teslimatı almasından önce yaşananlar ve almasından sonra yaşanılanlar arasında dağlar kadar farklar ortaya çıktı. Teslim edenin, teslim ettiği potansiyel onun yeryüzündeki maddi ikizidir. Teslim eden o, teslim alan o. Emanet edilen kıymetler ise makro tanrıların Süper makro kıstastaki Tanrı ve Tanrı üstü Analarıdır. Kadim Atlantia medeniyeti ve Atlantis’te yaşanılanların hepsi olgusal bazlarda Mısırda tekerrür etti. Makro Tanrılar, büründükleri insan kisvesindeki kaba kesifliğin vizyonsal illüzyonuna iştirak ederek Makro Tanrılar tarafından yaşanılması gereken olgulara değil, İnsansal kıymetteki olgularına değer verdiler. Değer verdiği o kıymetler üzerinden avami faktörleri pencere olarak kullanan Setih onlara sindi. Geçimsizlik, kibir, gurur, ihtiras teker teker yüz gösterdiler. En sonunda makro kardeşler birbirlerini karşı oldular. Öz’sel olan iletişimleri yetirdiler. Gönül artık onlar için bir şey ifade etmez oldu. Ben merkezi olguları onlara hakim oldu.

Tanıdık gelen bu olgular kadim dönemlerden bu dönemlere kadar ulaştı. Makro tanrıların tohumları her bir periyotluk hayat sistemlerinde Mısır Kharenasının o karanlık dönemlerindeki hallerine bürünmekteler. O karanlık dönemin karanlık yüzleri ile muhatap olmaktalar bilgisizce bir şeyde haberleri olmadan. İnsanı insan yapan insanca duygulara hakim olan Makro kıymetteki tanrılar, Artık kendileri insanı insan yapan insanca duyguları kuşandılar ve bu duyguların getirdiği zafiyet hallerine kapılıp gittiler.

O dönemin makro Tanrıları her ne kadar kendi Öz’sel benliklerini unutsalar da zaman hiçbir zaman geç değil.. Zaman bilince tabidir. Makro Tanrısallıklarını unutan insan kisvesindeki tanrılar isterlerse o kutlu günlerine geri dönebilirler. Zira onlar o dönemin getirdiği bilgiyle donatıldılar. Donatılan bu bilgiler ile insani görünümdeki o kalın kalıplarından kurtulurlar. Kalıpların yok edilişi Setih’i onlardan uzaklaştırır. Hakikat daimi şekilde ışıldar. Bir koordinatta iki kutuba dayalı fonksiyon vurgulanamaz. Bir koordinatta hangi kutup yoğunlaşırsa diğer kutup kendini geri çeker..